Embed

Antalya-Aspendos Antik Tiyatrosu

Selamlar herkese,

Var mısınız? Minti'yle mini bir tarihi gezintiye,bakın sizi bu kez nereye götürüyor Minti:))

Antalya-Fethiye güzergahında ilerlerken,yolumuza yakın gezilip görülebilecek yerleri,Side'den yola çıkmadan önce internetimizden bakıp,tespit etmiştik evvela.İlk durak;Aspendos,sonrasında ise;meşhuuur Düden şelalesi olacaktı.İçimizden böyle geçirip çıkıverdik yola ve Aspendosa uğrayarak ne şahane bir karar verdiğimizi de görmüş olduk böylece.

 

Anlayacağınız bu yaz,tarihi buram buram çekiverdik içimize.

Ve iyiki de Roma'ya gitmek yerine kendi cennetimizdeki güzellikleri çıkmışız keşfe diye geçirdik içimizden Aspendos'u gezerken.

Evet bu kez Aspendostayız...

Gezdiğimiz yerler arasında beni en çok büyüleyen yerlerden biriydi Aspendos antik tiyatrosu...

O,dev tiyatronun bunca yıl,tüm görkemiyle ayakta kalmış olması olağanüstü birşey gerçekten.Öylesine bir havası var ki adımınızı içeriye atar atmaz,tarihi bir yolculuğa çıkıyorsunuz .M.S 2. yüzyılda Romalılar tarafından yapıldığı bilinen bu tarihi yapıda gezerken, tarihe şahitlik ediyorsunuz adeta.Bu devasa yapıda kendinizi noktacık gibi hissediyorsunuz.O zamanın koşullarıyla böylesine şahane bir mimarinin nasıl inşaa edilebildiğini düşünerek dudaklarınızı ısırıyorsunuz.

Öylesine yüksek bir tavana sahipki Aspendostaki giriş-çıkış kanalları,ister istemez düşlerinizi devasa boyutlardaki insanlar kaplıyor.

Sanki 3 metrelik insanlar yaşamış tarihte de,bu nedenle böylesine yüksek tavanlar yapılmış gibi:/ 

Ben onu bunu bilmem,ihtişamı seviyormuş bu millet...

Yapı gerçekten büyüleyici...

Nefes kesici...

Burayı gördüğüm için çok şanslı hissediyorum kendimi ve

eğer gitmediyseniz,burayı muhakkak görülecekler listenize ekleyin diyorum...

Aspendos Tiyatrosu,Romalılardan günümüze kadar bozulmadan gelebilen en büyük ve en sağlam yapıdır.

O tarihte taş oymacılığında oldukca ustalarmış Romalılar,görünüşe bakılırsa.Selçuklular döneminde bazı restorasyonlar yapılarak kervansaray olarak kullanılmış.Antik tiyatroyu önemli kılan ikinci husus ise; muhteşem akustiği.Söylenilene göre;en dip kısımda yere düşen bir bozuk paranın,düşerken çıkardığı ses,en üstten duyulabiliyormuş.Bu kadarı doğru mudur? bilinmez ama bu açık havada biz,defalarca eko denemeleri yapıp durduk,çok eğlenceli olduğunu söyleyebilirim:))

 

 

Öyle zannediyorum ki Serik ilçesi sınırları dahilinde bu tarihi kent.

Görülmesi gereken yakınlardaki mekanlardan biri de Tarihi Aspendos Köprüsü.

Eğer vaktiniz varsa oraya da uğramanızı tavsiye edebilirim sizlere...

Türkiyede yıkılmadan kalabilmiş su kemerleri arasında en sağlam yapıya sahip kemerler de yine burada kurulan tarihi kentte mevcut,ancak biz Aspendosu gezdikten sonra kemerleri gezmek için vakit harcamamaya karar verdik,zamanımız kısıtlı olduğundan.

 

Burada canınızı sıkan tek olay;her yer dağ-bayır tarla-yayla olmasına rağmen siz arabanızı sadece Aspendos'un otoparkına parketmek zorundasınız,hem de hiçbiryerde ödemediğiniz bir otopark fiyatına:))Hediyelik eşya almak istiyorsanız da birçok yerde hediyelik eşyalara verdiğiniz paranın iki katını ödemek zorunda kalıyorsunuz.

Eh!ne yapalım! orada çalışan insanlar da buradan kazanıyor ekmeğini diyerek,bu konuda sizi aydınlattıktan sonra gezimi sonlandırıyorum...

 

ASPENDOS...

41 sıralık oturma yerleriyle,

15 bin kişi kapasitesiyle ki Antalya film ve sanat festivali kapsamında 20 bin seyircinin tiyatroya alınabildiği görülmüş.

Muhakkak görülmesi gereken tarihi mekan,

Şahane bir tarihi yapı...

Minik bir Aspendos hatırası almayı ihmal etmeden,atlayıp arabamıza vurduk kendimizi yollara.Üstelik bir sonraki durağın neresi olacağını bilmeden.Hedefimizde Düden'e gitmek vardı ama,yollar başka sürprizler de yapacakmıydı,yapmışmıydı bilinmez...

Belki Minti bir başka yazısında bir başka geziyi paylaşacak sizlerle

Keyifli,Aspendos yolculuğumuzdan Minti'nin anlatacakları bu kadar...

Bir başka gezide buluşuncaya kadar,kendinize iyi bakın...

mintiden sevgiler

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !